20 Kasım 2009 Cuma

kapıcı adam

“Düzgün erkek yok” diyen kadınlar da bildiğiniz gibi gidip gidip düzgün olmayan erkekleri bulur. Zira onlar da sadece düzgün olmayan erkeği “görür”, demiş geçenlerde Mutlu Tönbekici...

Hakikaten böyle mi acaba, acaba gerçekten de göz neyi görmek isterse sadece ona bakıyor olabilir mi? Ya da belki de korkulan şeyler insanın üstüne üstüne geliyordur…. Mesala varolan hikayelerden yola çıkarak düşünürsek, o kadar ikna edici şekilde, gerçekten çok az sayıda normal insan olduğuna ve de onların da zaten büyük bir çoğunluğunun kadın olduğuna, deli adamlara denk gelmeye kondisyon kazanmaktan başka bir çare olmadığına inanmış vaziyetteyiz ki..... Yukarıdaki başlığa kadar tabii bu durumda…..Biraz acımasızca geliyor insanın kulağına…Acaba deliler mi seviliyor? Mümkün olabilir mi bu??? Yani insan eninde sonunda, esas aradığını buluyorsa ve sıkça aramadıklarıyla kavuşuyorsa, belki o zaman ne aradığını bilmiyordur….Yok artık! Esas şimdi bu acımazsızlık oldu.…

Ne zamandan beri, insan ilişkilerinden beklentiler bu kadar tuhaf oldu? Yani eskiden, insanlar ne istiyorsa artık köşe bucak kaçıyor bunlardan....Mesala komşun neden seni evde istemez? Veliler niye öğretmenleri sevmez? Aynı işyerinde çalışan insanlar niye birbirini hiç ama hiç çekemez? Bir adam niye karısının kıymetini bilmek istemez? Bir kadın şiddetle niye evlenmek istemez, hadi onu da bırakın nasıl olurda üremek istemez?? Acaba gitgide kısırlaşacağız ve bu şekilde mi gelecek dünyanın sonu? Ya da tüm hastalıklara derman bulacaklar ama yalnızlığa.. Acaba gün gelecekte kanser, aids, bilimum gribal türler, nükleer atıklar, esrar, eroin, dert olmayacakta başımıza, bir bir yalnızlığın pençesinde mi can vereceğiz??

Biz büyürken kapıcımızın çocukları bizim en has arkadaşlarımızdı....Bisiklete binerdik beraber, ip atlardık, gulle oynardık, beraber yemek yerdik, ağaçtan yeni dünya, portakal toplardık....Şimdi benim kapıcı niye bana beni öldürecekmiş gibi bakıyor, her karşılaştığımızda inatla selam veriyorum diye, sinirlenip, tükürür gibi "günaydın" diyor bana? Neden, ne zaman, kimin yüzünden, ne uğruna bu kadar düşman oldu herkes birbirine? Kim ekti bu nefret tohumlarını içimize? Acaba negatife bakmaya mı şartlandık, kusur görmeye mi bu sefer de? Yoksa herşey, herkes bu kadar kötüye gidiyor olabilir mi gerçekten?


Düz şeyler görmek istiyorum, ama niye hep eğriler giriyor gözüme?



the y.a.s.e.