6 Ocak 2010 Çarşamba

long weekend with my self

     İlk defa büyük bir yeni yıl programı yaptık. Fakat havaya güvenemeyerek, binbir tane kararsızlık diyoloğundan, sayısız monologlardan sonra, son dakkada bu seyahati ilkbahara öteledik... Kaldık bu sene plansız.. Yeni yıla, ne eserse o şekilde giricem bu sefer... Nasıl başlarsan öyle geçermiş hesabı belki de çok spontan ve çok dinamik bir yıl olur benim için... Plansız, sürprizlerle dolu, heyecanlı???
     Evde tek başıma oturmak, her ne kadar insanların bana acınası gözlerle bakmasına yol açsa da, bana çok değişik geliyor... Hiç bir yıl, tek başıma evimde girmedim yeni yıla, düşününce huzur veriyor bana hüzün değil...  Yılbaşı gününü izin almış oldum bikere, karar verdim 2009'u felekten bir gün çalarak uğurliyacağım... Bütün günü sabahtan akşama dolu dolu canım ne çekerse onu yaparak, ne isterse onu yiyerek geçireceğim... Gitsin, bitsin bu yıl artık... Yenisi gelsin... AŞK, sağlık, para, macera, neşe getirsin...
     Vazgeçilmez tayfa, bu yılın son happy hour'unu yapmak üzere toplanacağız bir-iki saat için... Neler konuşuldu bu yıl, kim ne yaptı, nerelere gidildi, nelere gülündü, kimlerle çıkıldı, kimler atıldı, kimler satıldı:)) kısa bir özet yapıp noktaliyacağız bu yılı...

....şimdilik bu kadar... 30 Aralik 2009

31 Aralik 2009...

    Yazıyı tamamliyacak ilham ve zaman ancak geldi... 2009'un son happy hour'unda bir jinekolog, bir fizik tedavici bir de diyetisyen (hala bir psikolog, bir nörolog, bir dişçi, bir halkla ilişkilerci eksikken...) gülmekten etrafı rahatsız edecek kadar güldü...  "aay şu bira niye bu kadar kalorili" deyinceye kadar içti... Ayyfondan fotoğraf çektirecek kadar garsonlarla sosyalleşti... Biletçiye, sahte biletin nasıl anlaşıldığını öğretecek kadar yardımseverdiler...:D eğlendiler, ve son günü bitirdiler...

    Eski yılın son günü, deker binildi... Kırmızı çamaşır alındı... Yılbaşı çiçekleri seçildi, ev nergizlerle bezendi... Dostlara mesaj çekildi... Aile ile konuşuldu, gülündü, hatta telefonda kopuldu...:D Hazırlanıldı, çıkıldı... Hergün gidilen yolda kaybolabilme rekoru başarı ile kırıldı, geç kalındı... Yeni yılın ilk, eski yılın son akşamı; en yakın dostlarla, delice gülerek, içilerek, kebapçı da kestaneli hindi yenilerek, bekar arkadaşlar evlensin duası edilerek devam etti... "Eeeh hadi herkese iyi seneler, herkes evine gitsin, uyusun bundan gayrı" öpüşleriyle ile bitirildi...

1 Ocak 2010

Sahilde lodosun tadı çıkarıldı, bu arada spor yapıldı, toksin atıldı... Beden oksijene kavuştu... Sonra evde yayılındı, kitaplar okundu, dergiler bakıldı, körpe beden koltuğun bir ucundan, diğer ucuna atıldı, filmler açıldı, kahveler yapıldı... Bir daha yayılındı, bir daha koltukta köşe kapmaca oldu, biralar açıldı... İlk gün kendi kendiyle başbaşa, mutlu bir şekilde tamamlandı...

2 Ocak 2010

Sahilde koşuldu, en tatli köpekler sevildi... "Bende köpek alıcam ama tek başına sıkılır mı acaba?" diye beş milyonuncu kez düşünüldü... Alınmamasına karar verildi... Yemek yapıldı, afiyetle yendi, ardından kitap elde kafa geride şekerleme yapıldı... Akşam kankayla buluşuldu, dağıtıldı, gülündü, etrafla kaynaşıldı, dergide görülüp beğenilen, kısa kırmızı mont arandı, adresi bilmediği halde biliyormuş gibi yapan halk yüzünden bulunamadı... Eve dönüldü, dergiler okundu, ıhlamurlar yapıldı, filmler açıldı... 3-4 doz Sex&the City alındı... Uyundu...

3 Ocak

Kalkıldı, kahvaltı yapıldı... Kanka yolculandı... Ev toplanıldı, market alışverişi yapılması içim liste yapıldı... Sahile gidildi, dekere çıkıldı, yağmur altında ıslanarak 2 saat kayıldı, sırsıklam eve varıldı, duş alındı... yemek yenildi, kahve kokularıyla dans edildi, bir filme takılındı, market planı ertesi güne atıldı... Bir "long weekend with my self" aktivitesi başarıyla sonlandırıldı:)))


the y.a.s.e.