"...Su içsem yarıyo valla, durdu mu nedir benim metabolizmam...?"
".....Bu mübareğe de rabbim bir iştah vermiş ki bazen fil yesem doymiyacakmışım gibi geliyor, elimde değil...:))"
Diyet yapmanın tüm detaylarını, zorluklarını, inceliklerini vs. vs. birçok insandan çok daha fazla biliyorum.... Nedense insanlar konu zayıflamaya geldiği zaman sihirli bir değnek yada mucizevi birşey olsun istiyorlar... Ne yazık ki tıp henüz bu kadar ilerlemedi...:)))) Ben kendim, mucizeyi bulan ilk uzman olmak istiyorum hep içten içe...:) ama henüz ben de pek muvaffak olamadım:((((
İnsanların, nasıl beslenecekleri, neyi yiyecekleri, neyi yemiyecekleri, neyi az yiyecekleri, ne kadar yiyecekleri, nasıl bir düzende yiyecekleri, egzersiz yapmanın gerekliliği, iradelerini nasıl geliştirecekleri, yemek yemenin psikolojik yansımaları gibi, normal kilolu olmanın gerçeklerine ikna olmaya karşı, inanılmaz bir defansları var... Bilerek veya bilmeyerek... Kendileri zayıflamak isteseler de, sağlıklarını kaybedip, kilo verme zorunluluğu artık kaçınılmaz hale gelse de savunmaya geçiyorlar.... Savunmaya geçtiklerinde de; hem yapılması gerekenleri algılamamaya, hem de çılgınca bahaneler bulmaya başlıyorlar....:)))
***Hareket etmekte zorluk çekecek seviyede şişman bir erkek hasta için yaklaşık 3000 kcallik oldukça yüksek kalorili bir diyeti anlatıp bitirdikten hemen sonra;
Uzm: Sormak istediğiniz her hangi birşey var mı?
Hasta: hmm.... (baştan sona inceledikten sonra..) Pekiii, ben bu yazdıklarınızı hangi öğünden sonra yicem?
Uzm: Hahaha...:))(yapmacık, ufak bir gülücük, şaka yaptığını sanarak..) Orda yiyeceğiniz tüm öğünler yazılı...
Hasta: Nası yani? Bu kadar mı? Yapmayın lütfen, benim dişimin kovuna kaçmaz bunlar... Aç kalırım.....
Uzm: Dişlerinizin kovuğunu biraz küçültüceğiz Sarp Bey...:)) hehehehe....:) ....başka türlü kilo vermeniz pek mümkün görünmüyor....Sabırlı olun, yavaş yavaş alışacaksınız.... Bir anda olmaz zaten ....
Hasta: Yani bu durumda ben lahmacun yemiyorum?
Kızarkadaş: Yok artık, pes... sorduğun soruya bak!!!
Uzm: Evet...
Hasta: Peki kokoreç, dürüm, sucuk falan et yerine geçer mi?
Kızarkadaş: İnanmıorum sana ya, neler soruyorsun hala, öleceksin yemekten en sonunda...
Hasta: Ben bunları yemezsem ölürüm esas, hep senin yüzünden zaten... Sürükledin beni buralara, her bişey çıktı.... Bilmesem hala rahat rahat yiyor olurdum şimdi....
Kızarkadaş: Tebrik ederim Sarp, hayran oldum bilincine....Bravo!!!
Uzm: :)))) Az önce bunları yiyemiyeceğinizi söledim zaten....Sakin olun, bir başlayın önce bakalım...
Kızarkadaş: Sessizliğin içinden bir anda koparak; Bana teşekkür edeceğin yerde, neler sölüosun....Bıraksaydım da bir gece uykunda tıkanıp ölseydin daha mı iyiydi?? sonrasında bana dönerek; nası horluyo geceleri, başka odaya gitmek bile çözüm olmuyo!!!!
Hasta: Hiç birşey sölemeden kızarkadaşa delici bir bakış attıktan sonra; Rakı da yok?
Uzm: Evet Sarp Bey, yok...!(içinden; fesubhanallaaa) Yiyebileceklerinizi-içebileceklerinizi yazdım zaten, yazmadıklarım toptan yiyemiyecekleriniz....:)))
Hasta: Ulan Gizem, hep sen açtın bunları başıma ...(Gizem zorla check-up'a getiren kızarkadaş.... check-up sonrası benim elime düştü...:) Neyse, biz sizin kıymetli vaktinizi daha fazla almayalım, 2 hafta sonra görüşmek üzere....İyi günler, hehehehe:))(bir yapmacık gülüşte hastadan..)
Uzm: Sizede...
***Kolesterolü, şekeri, tansiyonu, karaciğer yağlanması olan gayet şişman bir sosyetik hanım ama hiçbirisini kabul etmiyor, yaşı da dahil olmak üzere....
Uzm: Kan tahlilleriniz oldukça ciddi bir şekilde kilo vermeniz gerektiğini söylüyor zaten, ama ben de bir kez daha tekrar edim....:))
Hasta: Ya inanamıyorum böyle olduğuna... İnanın canım, ben hiçbir şey yemiyorum... Siz bile benim yediklerimden daha fazla yiyorsunuzdur....
Uzm: (içinden tabii; ) "kimin ne kadar yediği ortada, zaten bana da "canım" dedin tek seferde 2 ofsayt" (bu sefer dışından;) "yine tahlillerinizden de anlaşılıyor ki; yemeden kilo alacak bir probleminiz yok... Medikal olarakta yemeden kilo almanız olanaksız...
Hastanın kızı: Yani anne insaf diyorum sana... Sen mi az yiyorsun? Ayol bir uykunda yemiyorsun desem yeridir... Susim karışmayim dedim ama dayanamadım Y Hanım... Sürekli aynı hikaye, wala yemedim, billa yemedim.... Nerden geliyor bu kilolar o zaman annecim?
Hasta: Aaaa terbiyesize bak, ben size herşeyi verdim birtek terbiye veremedim... Yiyorsam sanki senin lokmanı yiyorum... Yiyorsam da yerim sanane.... .çık çık çık.... Sus sen karışma!!! Ben de keyfimden burda dilim.... Yardım istiyoruz işte uzmanından.... Ya sabır rabbim!!!
Uzm: Doğru... Ben de yardımcı olmak için burdayım... Ama nolur kendi aranızda tartışmaya girmeyin, tartışacak bir durum yok, herşey ortada!!!
Kilo aldırdığını bildiğiniz halde, tükettiğiniz yiyecekler nedir diye soruyor formda, boş bırakmışsınız.... Hiç bir şey yok mu?
Hasta: Şekerim vallahi yok.... Zaten benim o kadar çok ödemim oluyor ki, bak şu anda da nasıl şişim.... Neden şişiyor olabilirim sizce???
Uzm: (içinden tabii yine;) şekerim de dedin, bu artık kırmızı kart alır...oyundan dışarı esasen!!!!
Hastanın kızı: Hay allahım bilmesem inancam, hahahha:)))) Sinirlerim bozuldu valla, pardon:)))) Ödemi varmışta, şişmişte.... ey yüce rabbim!!!! .....30kilo şişilir mi, alla aşkına anne???? ....hafta 8gün 9 hastanedeyiz... Yok tansiyonun fırlar, yok şekerin zıplar... Aaaa yeter ama kabul et artık yediklerine dikkat etmediğini.... Daha dün 2 tabak sarma yemedin mi? 3.'yü doldururken mutfakta yakalayıp zorla almış Yetiş elinden .... Y Hanım sizi de yanıltıyor şimdi...
-önemli not: Yetiş, herşeye yetişen ve hatta her seferinde hastaneye de yetiştiren yatılı hizmetçisi sosyete hasta hanımın...
Hasta: Bak şimdi, o Yetişte adı gibi her naneyi yetiştirir oldu sana!!! Kızım sarmadan nolcak yahu? Bir damla yağ koymadım ben onun içine... Sanki bilmiyor Yetiş yağsız olduğunu....
Hasta: Annecim, niye tansiyonun 16ya fırladı o zaman... Niye geldik hastaneye, niye dün akşamdan beri burdayız?
Hasta: Ayol ben dün konkende çok ütüzdüm, ondan....asabi tansiyon benimki... Zaten ondan o kadar yedim, hırsımdan.....
Hastanın kızı: Aaaa tabii, bizde yok yok Y Hanım.... Siz şimdi tabii, yürüyüş falan da önereceksiniz... fakat konken masasından kalkıpta su bile almaz kendisi, bırakın yürümeyi.... Zavallı Yetiş, onu da yıldırdı....
Uzm: (içinden;) "Anaaam hikayeye bak, film olur!!!" (bu sefer dışından;) Neyse önce bir taburcu olun bakalım... Asistanım sizi telefonla arayıp yarın için poliklinik randevusu verecek...detaylıca anlatacak herşeyi.... (kızına dönüp;) Yanlış anlamayın ama siz gelmeyin lütfen, fakat kartımı size versin asistanım, gözlemlediklerinizi telefonda benimle paylaşın... Bu şekilde bir yardımım dokunmaz...
Hasta: Al bak herkes anlıyor senin çaçaronluğunu.... Ben bilmem mi o Yetiş'e yapacağımı... Nankör!!! Siz görün siiiiiz, inadınıza manken gibi olmazsam ben de!!!
Uzm: Hayır efendim, ne münasebet... Ben kızınızla iletişimde olmanın bana çok yardımı olacağını düşünüyorum fakat sizinle aynı ortamda değil.... Zarif kızına dönerek; siz müdehale ettikçe, ben etkili olamam.... Lutfen bu konuda söz sahibi tek kişi ben oliim...doğru aktarabildim umarım...
Hastanın kızı: Tabii tabii, endişeniz olmasın... Çok iyi anlıyorum.... Kafanızı şişirdik, kusura bakmayın...
Uzm: Rica ederim, geçmiş olsun.. Hastaya dönüp; sizinle de yarın görüşmek üzere.....
--*--*Kullanılan tüm isimler hayal ürünüdür.... Devamı var! az az, dozz dozz gelecek:)))))
the y.a.s.e.