22 Ağustos 2010 Pazar

29

Uzun zaman oldu… Yazmayalı değil, yayınlamayalı… Yani elbiseleri giyiyordum ama podyumlara çıkmıyordum gibi…:) 20li son yaşım olan 29 bana çok şey yaşattı... Halen de devam ediyor… Çok kaygan bir kış, çok ateşli bir yaz… 29. yaşımın bitmesine daha 8 ay varken elime ne gelirse yazacağım bugün…


Spor yapmanın sonuçsuz kalmayacağını görmüş oldum… Sadece doğru beslenerek, takviyesiz…

Kıskanç kadınlardan hiçbir halt olmayacağını birçok kadından izledik bu sene… Tanıdığım kadar tanımadığım bir dolu insanın da; ne kadar kıskanç olduğuna hayretlerle baktım… Kıskançlık marazasını kabul etmek istemeyenlerin bunu; kıskanmıyorum sadece o kızı çok tehlikeli buluyorum diye tanımladıklarını duydum… Totomla güldüm…:) Gülmeye devam ediyorum…

Kendi kadınlığını henüz keşfetmemiş ya da kadınlığını bastıran kadınlardan korkmak gerektiğini nerdeyse her gün tekrar tekrar gördüm, dinledim, yaşadım… Kendime bunu hep hatırlattım…

Erkeklerle kesinlikle arkadaş olunamayacağını öğrendim… Kısa bir süre için olsan da, arkadaş kalınmayacağını… Ya sana aşık oluyorlar ya da kız arkadaşları seni tehlikeli buluyor! Aslında kızlar adamın sana olan ilgisini kabul ettiği için kapatıyorlar adamları... Üstüne kilit yani…:) Anahtarı da yutuyorlarmış! Adamlardan ise çıt çıkmıyor… Bu nasıl ilişki ben de bunu anlamadım…

Dolayısıyla 29. yaşımda çok zayi verdim erkek arkadaş kısmısından... Zannımca bu sene birçok erkek arkadaşım(!) bana olan hisleri olduğunu açıklamış oldular sevgililerine… Bu apaçık ilan-ı aşk etmek… Kızın korktuğu her şeyi kabul etmek… İnsan arkadaşından vazgeçer mi hiç? Ama “arkadaşım” diye hatunu yiyorsan, tabiî ki durum çakozlanınca vazgeçersin… Bir süreliğine… Sonra da sürgücü-kilitçi kızdan vazgeçersin… Kadın milleti de bir tuhaf… Başka kadına ilgi duyan adamı kapının önüne koymuyor da kızla görüşmesini yasaklıyor… Deli midir nedir? Gözden ırak olan gönülden de ırak hesabı sanırsam… Zavallılar… Bütün kızlar toplandık, saydık bu vakaları… Koptuk gülmekten… Bu hep olacak, biz de hep eğleneceğiz… Sakin olmak lazım… Ama istedikten sonra her kapatılan dışarı çıkartılır, her kilit delinir… İnsan niyeti bir kere bozmaya görsün... Benden söylemesi…:)

Bir adamın kaç kuruşluk köfte ettiğinin; seçtiği kadınlarla hesaplandığını gördük… Birçok adamı ne kadar gözümüzde büyüttüğümüzü, kendimizi ne kadar hafife aldığımızı gördüm…
Kendi egomuzu pompaladık…

Defalarca aldatılmasına rağmen salak gibi hala aynı adamlarla beraber olan kadınların sayısının hiçte az olmadığını anladım…

Birini kapının önüne koymanın üzücü olmasının yanı sıra ne kadar rahatlatıcı ve haz verici bir durum olduğunu gördük…

Hayatta insanın öğrenmesi gereken en temel şeylerin başında; bitirmeyi bilmek olduğunu anladım… Başlamanın tek yolu önce bitirmek…

Kadın gibi düşünebilen, kadın ruhlu dediğim erkeklerin hiçte matah kimseler olamadığını, hızla kaçılması gereken grubun mensubu olduklarını gördüm… Kadınlar kadar dedikoducu, haset, fitne fücurcu, erkekler kadar güvensiz ve dana oluyor bu grup… At çöpe yani… Attıysan zaten derin bir “ohh” çek!

Bazı adamlar için beklemek gerektiğini öğrendim… Hayatta her şey zamanla gelişiyor…

Gerçek sporcu bir erkeğin ne kadar eğlenceli olduğunu gördüm… Fiziksel sağlamlıkları kadar zihinsel olarakta güçlü olduklarını…

Alkol kullanmamanın ne kadar zor ama ne kadar iyi bir şey olduğunu…

Evdeki gereksiz her şeyi dağıtmanın aklını dağıtmaya birebir olduğunu… Hem senin içini hem de evinin içini ferahlattığını gördüm…

Klimaları bulan kimseye her zaman rahmet okunması gerektiğini öğrendim…

Etrafın “X” ‘ten “NEXT” olamayacağını bilmeyen sıkıcı insanlarla dolup taştığını gördüm… Temcit pilavı gibi sürekli aynı şeyleri yaşayıp duran insanların evrende ne kadar gereksiz yer tuttuklarını düşündüm…

Bir adamın başta hiçte şık olmayan tavırlarla anlatmasına rağmen, saygı duymadığı apaçık ortada olan bir kadına soyadını verebildiğini gördüm… Evliliğin bir kez daha zavallı hesaplarla yapılan samimiyetsiz bir anlaşma olduğunu anladım…

Evin içinde yaşarken inşaat olmasının insanı delirtebildiğini, belinin tutulmasına yol açabileceğini öğrendim. Aynı anda yaşadığın apartmanın dışında da inşaat olmasının ise; uzunca bir zaman belinin açılmamacasına tutulmasına yol açtığını öğrendim…

Hayatta iki tane kadın dostun varsa eğer yeterli olduğunu… Eğer 3 tane varsa çok çok şanslı olduğunu öğrendim… (Kadınlar tehlikelidir... Etrafında fazlaca bulundurman zaten error verir..)

Annelerle ne olursa olsun küs kalınamadığını öğrendim…

Snowboard ve paten yapmanın şahsıma bulunmuş sporlar olduğunu öğrendim…

Kendimin her yönden çok özel bir insan olduğunu, ve bunun avantajlarından sonuna kadar faydalanmam da çekinecek hiçbir şey olmadığını.... Bunun benim hakkım olduğunu farkettim... Mütevazılığın, birinci köşeyi döndükten sonra sadece güvensizlere lazım bir davranış olduğunu...

Yüzmenin çok sıkıcı olduğunu ama çok işe yaradığını…

Çalıştığım yerde gün ışığı olmasının vazgeçilmez bir konfor olduğunu öğrendim…

Biriyle vaktin nasıl geçtiğini bilmeden konuşabilmenin evlilik için şart ama yeterli olmadığını, daha fazlasının gerektiğini öğrendim…

Hayatta en ucuz ve en kolay aktivitenin kitap okumak olduğunu… 600$ lazerlerimi bozmasına rağmen buna değer olduğunu öğrendim...

Yazmanın benim terapim olduğunu... Spor yapmanın da... Deşifre olmuyor ya da etmiyorsam da muhtelif bir yerlerde devam ettiğini öğrendim...

 the y.a.s.e.