10 Nisan 2010 Cumartesi

emonsiyonel dana!

..aslında "aşk" yazmaya çalışıyorum günlerdir.. Bildiğin zamane aşklarından değil ama okuyucu! Gerçek olanından .. Böyle okurken içinden birşey akıp gidecek... "Keşke" diyeceksin... "Keşke bende birgün bunu hissetsem.." Noldu canın çekti di mi? hehehe:))) Ben sana hissettirecem işte merak etme... Bundan tevekkeli komikliği bir kenara koymuş, konsantre olmuş yazıyorum kaç gündür... Yayınlamıyorum ki sizde unutun bu dana adamları, madonna kadınları diye..:)) Doğru zamanı bekliyorum, o zaman sıkıcam son kurşunumu.. :))  .... Ama gel görki düşünüp taşınınca birde okuyucu da bastırınca; bari yumuşak girişler yapayim dedim.. Trafik aşklarını yazacağım önce..:))

Erkekleri korkuttuğu sürekli dile gelen ben, arabaya bindiğimde bir şekilde bu korkuçluğumundan soyunuyorum... Dana ekibinin beni en zararsız ve savunmasız bulduğu yer trafik..:)) Trafikte benden korkmayı bırak, hastalar bana:)))) Niye? Bunu hala araştırıyoruz..:) Çocukken çok araba, top, tüfek, silah oynadım ben... Belki kan çekiyordur ordan..:)) Düşündükçe gülüyorum... Bu erkek kısmı vallahi kırmış kafayı..

cadde bostan sahil yolu...
Günlerden cumartesi öğleden sonra.. Malum... Cadde de, sahil yolu da tampon tampona. Caddenin çekilmez bir yer olduğunu düşünen ben kendimin ne işi var hele bir de trafikte.. Orası kayıp bilgi.. Neden çalışmıyorum o gün? O da muamma! Sahilde trafik hiç kıpırdamaz olunca, caddeye çıkmak için soldan bi yerden sokağın birine dönüyorum...  Dönüyorum ama sokak her yerden daha şenlikli.. Neyse araba kullabilme yetimle vazgeçip, bir şekilde tekrardan sahile kıvrılıyorum... Ordan sağ, burdan makas güzelce bir shortcut keşfedip, kendimi en nihayetinde cadde üstünde buluyorum... Biliyorsun bir makas sana peşinde en az bir çift araba olarak geri dönecektir..Dönüyorda...Kötü olan arabalar tanıdık.. Yani birisi diğerinin kankası... Birisi seni gözüne kestiriyor, bir diğeri sadece sıkıştırmak için eşlik ediyor... Tabii gerekirse canım.. O kadar da dana değiller yani!
İddialı değilim ama camlar kapalıyken şöförün kadın olduğunu anlayamama ihtimalin yüksek benim arabamı gördüğünde... Fena araba kullanmam... Öyle sıkıştırma, kaldırıma yaklaştırma numaralarını da genelde yemem...  Teslim olurum en kötü..:) Arabam çizilecek falan diye frene de basmam... Sıkıyorsa gelsin çarpsın... O zaman yüzyüze tanışırız hem... tabii hala yiyorsa :))) Yiyorsa diyorum çünkü bu danalar arabadan inince bütün o özgüven, şişik ego patlar... (Dikkat çeken bir arabadan veya motordan indiğinde hala özgüvenliyse zat-ı muhterem, o zaman canımı yesin.. Benim lafım onlara değil!) Neyse biz inmedik tabii.. Ama cadde trafiğinde na yapıp edip malum arabayı yanıma yanaştırmayı başardılar... Düşün bakim nasıl bir adam var içinde?..  Hayal gücünü kullan... hehee:))
Beyaz gömlekli, kirli sakallı  ve tıfıl..(şu erkek kısmında en sevdiğim şeydir kirli sakal... kurtlar vadisinden fırlamış vari danalarda değil tabiii..:) Tıfıllığı yaşından değil... Burda olsa da sayfanın içinden çıkıp konuşsa ... Anlıyacaksın... Hem kel, hem fodul olanlar vardır ya.. Tam o hesap yani... Hehehe:)) Arabadan insin, rüyalarda bile buluşamayız:)))) Yanlış anlama! O korkar..
Yanıma yanaşınca camı indirsene diye işaret ediyor.. İndiriyorum bende... Dedim ya kaçış yok.. Trafiğin ortasında daha fazla rezil olmadan, hızlıca başından atacan artık çaresiz..
dana:"Nasılsın?"
yase: "iyiyim.."
dana:"adını sorabilir miyim?"
yase içiden; tabii arabamı belledin... Plaka ortada zaten....Adımı da söyleyim.. Hatta yetmez TC kimlik numaramı da vereyim... Töbe töbe..
dışından; "öğrenme .. o da bana kalsın .."
dana: ısrar ediyorum..
yase içinden; hıh; bu laf kanıma dokundu bak şimdi... Alllam ya:)) Madem ısrarcısın hemen bahşedicem adımı..hehehe:)))
.. binlerce şükür trafik açıldı bir nebze .. İlerleyebildim birazcık.. Ama, buda arkama geçti bu sefer.. Gerçekten nerdeyse tamponu tamponumda gittik bir süre.:) sonra tekrar yanıma kaydı..diğer arabadan da destek alıyo tabii..Benim gibi bir başına değil ki..Birini atlatsam, ötekine takılıyorum... zaten birini bile atlatamadım bu arada.. Yanlış bilgi olmasın...
dana:  makas attın yarışacaksın ama...
Bende cevap yok..
yase içinden; ben sana makas atmadım... Trafiğe makas attım bir kere... Deki sana attım hem; nereye yarışacaz kör dana?
bu sefer dışından;" Trafik kıpırdasın da vazgeçtik yarıştan" hehehe (en yapmacık gülüş)
dana: "Nolur adını söyle ya?"
yase: anlamadımki arkadaşım ne istiyorsun sen? ne olabilir yani?  kendi arabamdan inip seninkine mi binicem.? Töbe töbe..
dana: yok ya tabii ki de dil.. rahatsız etmek istemedim... hani muhabbet ederdik..
yase içinden;İnna ateyna kel kevser... sanki de trafikte hep bu şekilde gidiyo... Etrafla muhabbet ederek.. Hay allam güler misin? ağlar mısın?
..."ettik yeteri kadar, peşimden çekilirsen artık ayıp oluyor."
dana: tamam peki. aşık oldum ben sana ama. bir daha karşılacağız.. unutma bu dediğimi!
yase; fesüphan allah... ezberimi bozuyor bunlar benim artık.. al işte.. bu da başıma emonsiyonel dana...:)))  ya da.... du bakiim... romantik dana... yeni bir türr:))) hehhehe:))

sen söyle allah aşkına... trafikte iş çıkartan var mı? bu neyin zorlaması artık? kafayı kırdın deyince de kırmadım diyorsun.. kırık doğdun o zaman! inna ateyna kel kevser....:))))

the y.a.s.e.