5 Nisan 2010 Pazartesi

sindirella

.....tıklım tıkış dolu içimm..  ne yazacağımı da hiç bilmiyorum...
....çocukken de bana böyle olurdu.. doğum günü partisi bitipte herkes dağıldı mı hüzün kaplardı içimi.. kafam karışırdı.... hala aynı.. sanki sindirellayım.. doğumgünü günü saat gece onikiyi vurdu mu bir haller olur bana... büyüyünce birde kendi partini terkediyorsun ya; işte bana en ağır gelen o.. çocukken herkes gitse de, parti bitse de ben kalırdım.. annem olurdu yanımda hem.... o kadar yalnız hissetmezdim.. hüznüm dağılırdı.. şimdi partiler bitti mi hep ilk önce ben ayrılıyorum sonra da daha aylarca göremiyoruz birbirimizi.. hep ben gidiyorum ama yine de terkedilmiş hissediyorum.. sonsuz bir kaybolmuşluk korkusu alıyor aklımı.. kaç yaşıma girersem gireyim, hala hep annem de annem.. hiç kimse "o" olamaz.. olmasın zaten..  büyümedim sanki.. . iyiki bana can vermiş..  iyiki "onun" canından kopmuşum.. hep söyler; "Ben hayatta olduğum sürece sen büyümiyeceksin, ne zaman ben giderim işte o gün büyüdüğünü hissedeceksin.. Keyfini çıkar bunun.." bişey olmasın sakın, hep ışıl ışıl baksın... parti bitse bile hep benimle kalsın... canım annem..

yazarın notu: yazarın hala kendi seyrinde yazabilmesi için, aklında yer açması lazım geliyor.. hüzün çıkacakki aradan; fırlamalık, yaratıcılık dolsun...


the y.a.s.e.