14 Mart 2010 Pazar

Palyançoolarr....

      Olağanüstü Fırlama Dişiler Toplantısı geçenlerde bol şarap ve dvdler eşliğinde gerçekleştirildi... Şaraplar açıldıkça muhabbetler açıldı. Muhabbetler açıldıkça ortam sirke döndü... Meğerse herkesin ne kadar komik bir hayatı varmış...Kamera şakası olma ihtimali, gerçek olma ihtimalinden daha fazla olan bu durumlar, suyu çıkan ortamlar yüzünden mi, yoksa sürekli palyaçolardan daha soytarı hale düşen adamlar yüzünden mi?
Buyrun siz karar verin... Benim vazifem malzeme toplamak biliyorsunuz... Adamlar, hikayenin gelişme kısmını kafamda yazdırdığı anda "elden çıkarıyorum" ben...:)))) Olup biteni anlayamadan ortama salınmış tüm palyaçolar, her zaman yazılanlardan haberdar ediliyor.. Eğitim amaçlı değil ki zaten bu mümkün de değil! Hangi "dana" eğitimden nasiplenmiş? Sadece hep beraber içinde bulunduğumuz bu sirki daha tahammül edilir hale getirmek için...:)) Bizimkisi eğlenmek, eğitmek eziklerin işi!

Zamparalardan hiç bir kadın hazetmez. Fakat bir de zamparalık yapmayı bilemeyen ama ısrarla bunu kabul edemeyen bir grup varki..... Offff... Denk geldinmi popona füze tak kaç:)  "Kelek kavun" gibidir bunlar.. Tarladan erken toplandığından hiçbir zaman pişmez.. Aldığın gibi çöpe atmaktır esas yapman gereken! Lakin; "Ben ham severim, illaki kelek yiyeceğim" diyorsan da acilen yeyip bitirecen! Eğer yemez de, evde birazcıkta olsa pişmesini beklersen; o kadar şekerlenir, o kadar yavşar, yumuşar ki tadı içini bayar... Ondan gayrı sittin sene midecin kendine gelemez! Benden söylemesi...

Nasıldır peki bu ucuz zamparalar? Bunlar, aslında çok korkarlar deşifre olmaktan... Ama kader işte! Korktukça üstüne gelir ya... Gidip en belasına çatarsın... Ondan sonra ayak uydurabilirsen uydur! Folklör oynar gibi sürekli üç ileri-iki geri şeklinde bir rutinleri vardır.. Genelde kadınlar bu "Ben ziyadesiylen arızayım!" melodisine hep aklından başka bir ritim uydurur... Kanka kadın arkadaşları da bu "arızayı görmeme" oyununa canı gönülden destek verir... İşte bunlar henüz; "fırlayamayanlar'dır"! :))

Neyse uzatmayalım daha fazla... Özetle; telefonuna bakmayanlar, hep bir bahanesi olanlar, son dakka satanlar, sürekli kaypak kaypak şüphe uyandıracak şekilde konuşanlar, ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin hiçbir şekilde güven hissi yaratamayanlar, fenerbahçeliler, 35 yaş üstü ama hala bir baltaya sap olamayanlar, açıkça duygularını anlatmayıp senin anlamana yatanlar, ard arda aptalca davranıp akıllı olduğunu sananlar, girdiğiniz ortamlarda sevgili olmadığınız halde sizi potansiyel kız arkadaşıymışsınız gibi kapatanlar (ya da sizin neler çevirdiğinizden habersiz, kapattığını sananlar diyelim), sizi yemeğe davet edip "hesabı sen ödiyeceksin di mi?" gibi gereksiz şeyler söyliyecek kadar ucuz espiri anlayışı olanlar, ben "aşk adamıyım" diye bağrınanlar, gözünüzün içine baka baka yalan atanlar, her kadına aynı lafları satanlar (ıyyhhh! bunlar en rezaleti!), hayır'dan anlamayanlar, yüzsüz yüzsüz arayanlar, "kadın" yerine "bayan" diyenleri küçümseyip fakat kadınlara tam bir hıyar gibi davrananlar, yavşaklar, artık kafasında saç kalmadığı halde arananlar, 50 yaşında kendini bulma kararı alanlar, kendisi yatakta sanki bir roketmiş gibi, faztezi-atraksiyon arayışı içinde olanlar, kadın eğer yatakta isteksizse bunun sadece kendi ayıbı olduğunu anlamayanlar, aricam deyip aramayanlar, ağzından çıkanları hatırlamayanlar, aldatıp sadakat arayanlar, yüzünden salaklık akan kadınlarla birlikte olup, akıllı kadınlarla uğraşmanın zor olduğunu savunanlar, kendilerine 5 gömlek küçük, aptal kadınları hamile bırakıp, çocuklarının çok iyi eğitimli birer dahi olmamasına şaşıranlar, daha tanışalı 24 saat olmamışken sizden masaj yapmanızı isteyen (hemde bacaklarına! yuhhh be kardeşim yuhhh! çüşşşşhh hatta!) adamlar; hızla ve tek saniye tereddüt etmeden ve arkamıza bakmadan, şükrederek kaçacaklarımızdır, kızlar!
Tek bir koşulda devam etme hakkı mübah; bir sirkte olduğunu kabul edip, palyoçonun makyajını iyice bozup, daha komik bir halde sahneye çıkartacak ve de buna güleceksen ve onların tek görevinin ne kadar korkunç görünseler de sirkteki herkesi eğlendirmek olduğunu bileceksen... İşte; Hayat sana güzel!

Fırlama kadınlar, öyle yaşıyor... Palyaçoların tek görevi olduğunu bilip, eğlenerek ve sadece gülerek... Tek bir arayışları var, tek bir soru soruyorlar; Ben ne istiyorum? O kadar. Sirkin kapısı açık, giriş ücretsiz, herkes  gelip bakabilir...
Adamlar dünyayı sıraya dizerken hala tek adamla kala kalanlar, tek taraflı sadakate inananlar, aldatmanın sadece erkeklerin doğasında olduğunu sananlar, devrin değiştiği gerçeğinden kaçanlar, doğada her şeyin bir sebepten olduğunu kaçıranlar, erkeklerin seks ve paradan başka şeyler verebileceğine inananlar, bunları okuyup ateş topuna dönüşen adamlar, yazdıklarımın hakikatın ta kendisi olduğunu atlayıp beni sinirli sananlar...:)))) Hepinize burdan selam ediyorum, palyançoolarımla beraber...:)

yazarın notu: hep söz verdiğim gibi.. bir şekilde herkesi yazıyorum...zamanı gelince...

the y.a.s.e.