6 Mayıs 2010 Perşembe

Hindistan cevizi ve Papaya

yer: cadde bostan sahil..
saat: sabah 6:15
aktivite: roller blading

Birgün dinlendirildiği halde ağrıyan, cayır cayır yanan bacaklarla yapılan bir paten kardiyosunda daha halkımla kaynaştık.. Sahile sabahları giden varsa biliyordur. Spor yapmak için gelenlerin yaş ortalaması 60 civarında. Koşan yada bisiklete binen birkaç genç insandan başka pek bir kıpırtı yok. Birde ben varım işte..
Ortam bu kadar kısır olunca tabii, yani rekabet düşük olunca.. 50yaş altı danalara bir cesaret, bir heves geliyor..
Bir saat kaydıktan sonra arabamın önündeki çimlerde streching yapıorum.. Tabir yerindeyse cımcılık ter içindeyim(Adana tasviri... hehhehe:)))). Malum kişininde arabası benimkinin az ilerisinde.. Koşmuş bitirmiş.. "Günaydın" diyerek yanıma yanaşıyor.. "günaydın" diyorum bende... "Su ister misin?" diyerek elindeki ikinci şişeyi uzatıyor...Bilen bilir ben her sabah itinayla su almayı bir de koluma saat takmayı unuturum... Zaten ne geldiyse başıma bu ikisi yüzünden geldi.. Nasıl susamışım... "Ah çok super oldu bu, teşekkür ederim" diyerek kapıyorum hemen şişeyi.. Şimdi meraklı okuyucuyu aydınlatayım. Çocuk güzel,yalan söylemeyeceğim. İş görür çoğu için.. Çokta gurur duyduğu pahalı da bir arabası var.. Bana su getirerek superde bir adım attı. Dolayısıyla o an özgüveni de yerli yerinde... Eee dolayısıyla streching yaparken burnuma girmeyi hak gördü hemen tabiii kendine...Ve o dakka öldü... Hatta ben öldüm.. Bunları yazarken hala kendimi çimdikliyorum yaşıyor muyum diye... hehhehe:)) ıhhhh...

Çocuk bana doğru kaynaşınca tahmmül edilmez bir koku geliyor burnuma... Hiç susamam böyle durumlarda.. "Aayyyy çok iğrenç birşey mi koktu?" diyerek açılıyorum hemen... "Bilmem ben almadım" diyerek bir daha kaynaşıyor benim taraftaki çimlere doğru malum şahıs.. Yase içinden; "Tabii almazsın dana, sen kokuyorsun çünkü.. Ayol sanki kanalizasyona düştü koşarken... Bu nasıl bir terlemek? Nasıl bir kokmak...? Kimsenin terleyince hindistan cevizi veya papaya kokmasını beklemiyoruz tabii ama bu ne yaaa? :((("
Bendeki temizlik takıntısı obsesyon kıvamında tamam öz eleştiri... Kabul ediyorum... Nası kokuyor, dişleri temiz mi, tırnakları uzun mu temiz mi hemen bakarım herkese... Kadın erkek farketmez.. Bunlardan birinden eksi aldıysa da inanılmaz içim kalkar.. Kadınlar için erkeğin seksapeli kokusudur (Bunu cüzdanı olarak cevaplayalar da mevcut tabii:))). Tertemiz, taze taze, parfüm kokan bir adama çok az kadın karşı koyabilir.. Kalbini vermek diye anlaşılmasın hemen:))) Etkilenir demek istiyorum kadınlar bu durumdan... Ben ipucunu vereyimde.... Sen ister barındırır, ister kendini arındırır...

Hızla uzaklaştım tabik... Streching yarım kaldı.. Çocuğun; "yarın geliyor musun?" sorusu da cevapsız..
Bir kadını en başta etkilemenin yolu;
SANILAN: araba, para, vücut.....
DOĞRUSU: öz bakım.. temiz eller, tırmaklar, dişler, güzel bir koku..

ETKİLEME FORMULÜ: en önce: bir kolaltı rolonu , bir parfüm, bir diş fırçası, bunların çok önemli olduğunu kavrayacak bir beyin...
Güzel kok, Temiz ol! Her zaman... Medeniyet seviyesi böyle ölçülüyormuş... Üşenme birşey yedikten sonra izin iste, kalk. Lavoboya doğru bir iki adım yürü... Bak bir dişlerine, ağzına, yüzüne..  Karın da, kocan da olsa yap bunu... Özbakım bak adı üstünde.... Kendine saygı. Kızı alıp "Long Table'a" götürüp,ödediğin hesapla kalırsın sonra..:)) O dişindeki kırmızı biberden başka birşey düşünemez sen aklına geldiğinde...Sende sevin dur kız gözlerini benden alamadı bütün yemek boyunca diye...:)) Sonra sorma bana; "Niye açmıyor bu kız telefonları Yaseminim?" diye.... Şaşkın:)))) Benden sölemesi...  İkide bir laf geçirme, ÇÖZÜM ÜRET diyenlere; Al bak yazdım...Arabanın kaç para olduğu değil kınalı danam, senin kaç para ettiğin daha önemli!

yazarın notu: sporda da deliriyorum kadın-erkek bir dolu insanın kokarca gibi kokmasından...programımı bitiremeden çıktım kaç defa dayanamayarak....çüşş diyorum ...bu kadar mı artık?


the y.a.s.e.