güzel elleri var, sanatçı gibi... ama ne resim çizebilir, ne de piyano çalabilir... sanki kusursuzca bunları yaparmış gibi görünür kalem parmakları... kalem tutar, o kalem gibi parmaklar... şahane yemek yapar... eğer sayılırsa sanattan, tablo gibidir yemekleri... şefkatle sever o elleri beni ve en az benim kadar kıymetli diğer yüzlerce bebesini....
....boyu küçük, kalbi büyüktür... "yerin altinda benim diğer yarım!", der... yani boyu da uzunmuş aslında...:))) kocaman gözleri var, ışıl ışıl... bir de kocaman gülümsemesi... hem bilir öğretir, hem dinler öğrenir bir aklı var... iyi huyludur, niyeti gibi... insanın aklından kötü söz geçmez, ağzından kötü laf dökülmez olur mu? geçmez de, dökülmez de onun... "gülmek kadar insana iyi gelen şey yoktur" der hep beni güldürürken..."terapilerin en hası gülmek, iyiliğin tek tanımı güldürmektir" der...
....herşeyi sever, olduğu gibi kabullenerek... kabullenemiyorsa hor görmez, hoyrat davranmaz, ezmez.... uzak tutar kendinden usulünce, üzmeden, kırmadan.... çocukları da büyük insan gibi sayar... alır karşısına, konuşur, hal hatır sorar... karşılık beklemez hiçbir şey için..."sevgiyle yaptım" der, "isteyerek", "lafına bile gerek yok luzümsuz teşekkürlerin" der... hissettirir seni sevdiğini iliklerine kadar... gurur duyduğunu da söyler, yanlış bulduğunu da... doğru sözcük seçer uyarırken.... hoş sohbeti, neşesi, huzuru ile belli etmeden... ve komiktir, hem de çok komik... şahane taklitçidir... hayata alaycı, dalgacıdır... şarap sever... çakır keyif olup, kahkaların etrafa sinmesini sever...
...belki her konuda tecrübeli değildir ama çok iyi bir dinleyicidir... seni düşünmeye zorlar sükunetiyle, doğruyu bulmaya zorlar... kendini en az üzmeye zorlar sebep ne olursa olsun.... kibirli değildir ama beğenir kendini, tam görmez fakat...bilmek ister eksiklerini, düzeltmek.... tam olmak için değil, hatalarını eksiltmek için... her yeni güne başlarken sabırla, candan, mutlulukla başlar... arar, sadece iyi günler dilemek, seni seviyorum demek için... birşey istemek için değil...içten sorar "nasılsın, iyi misin, birşey ister misin?" diye...
.....sitem nedir bilmez... sevmez de... "kalpler bir olsun" der, "gerisi hikaye..." sever okumayı, fikir sahibi olmayı...mümkün olan herşeyi okur... şiir sever, güzel bir müzik... tiyatro sever birde, hem de çok sever... sanat icra edemez belki ama sanatı sever, teşvik eder... hiçbir zaman naz etmez... tersine naz çeker, nazlandırır, şımartır... kullandırmaz kendini lakin, saftır ama çokta akıllıdır...
...hassastır... kadın gibi; yumuşacık, naif, zarif, narindir... aşıktır o gür sesli, uzun adama, hala itinayla...
...miniciktir, biricik, bitaneciktir, evimizin komiği, kalbimin-aklımın tek modelidir..."diil 30, 60 yasına da gelsen, benim mis kokulu, biricik, minicik bebeimsin" diyen annemdir....
the y.a.s.e
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder