B: Hiç heyecan verici gelmiyor... Kendi yalnızlığınla anlaşma imzalıyorsun sanki... "Bundan sonra kimse bilmeyecek aslında yalnız olduğumu" anlaşması. Aşk, seks, heyecan, tutku, risk, yenilik, aidiyetsizlik, sorumsuzluk haklarından vazgeçiyorsun... Altına imza atıyorsun seni hep uçuruma bir adım kala tutan, güvenli bir sözleşmenin... Bir de diğerleri tarafından onaylanmış oluyorsun.. Herkes, artık sevişmeye hakkın olduğunu düşünüyor... Aslında sevişmek diye değil de, kocanı mutlu etmek diye belirtsem daha doğru olur... Evlilik tribününün düşüncesi bu yani.. Sen mutlu olmazsan kimse bunu bir sorun olarak bile kabul etmez ama sen mutlu edemezsen, allaaa.... Neye, kime göre mutlu edemiyorsun bu da bir başka sorun tabii:))) Gerçi adam zaten kendini mutlu eden birini bulur hemencecik... Bu da hakkıdır zaten... Kocasına vermeyen kadının hakkı aldatılmaktır... Kötü verirsen de aldatılırsın fakat...:))) Adam kötüyse de artık çekecen canım, kocan o senin... Sende seks manyağı mısın, nesin?
B: Aynı sorunlar birisiyle flört ederken de söz konusu...Neden bunu evliliğe yüklüyorsun?
B: Doğru geçerli. Ama zaten aynı durumlar söz konusuysa bu evlilik pazarlığı neden? Ayrıca biriyle çıkarken bu durumlar olduğunda, kimseye açıklama yapmadan ayrılma hakkın var... Sonra yoluna devam...
B: Sence hiçbir iyi yanı yok mu evliliğin?
B: Vardır tabiii ... Benim ilk aklıma gelen artık şaka veya ciddi "evlen artık" baskısından kurtulmuş oluyorsun, boşanana kadar ...:)))
B:Niye evliliği düşünürken hep boşanmak geliyor aklına?
B: Evliliğin yazılı sözleşmesinde asla deyinilmeyen, ama aslında en önemli ve sessiz maddesi çünkü... Kadın-erkek hangi arkadaşım boşandıysa, boşanırken tamamen insanlıktan çıktılar birbirlerine karşı... Hem evlenen herkesin bunu düşünmesi lazım... Eğer boşanırsan artık resmi olarak "2.el'sin." "Dulsun"... Bir daha evlenirsen de yeni evliliğin bir başlığı var artık; "ikinci evliliğin"... Etiketlenmeyi de kabul ediyorsun evlenirken... Cinsiyet ayırdımı olmaksızın bu böyle...
B: Ona bakacak olursan, aynı insanlar evlenmediğin taktirde de seni "evde kalmış" olarak etiketliyecekler?
B: Doğru... Zaten bu etikette insanları evlenmeye itiyor arkadan gizli gizli... Hangi etiketle daha kolay baş edebileceğine göre çiziyor herkes hayatını...
B: Bu durumda etiketlenme korkusunu evlenmeme sebeplerin arasından siliyorum...
B: Peki..
B: Bazen bile olsa evliliğin gerçek olabileceğine inanıyor musun?
B: Bu konuyu düşünürken hep gerçek bir evlilik yaptığımı hayal ediyorum aslında... Yani çok sevdiğim, deli olduğum bir adamla evli olduğumu... Ama o da benim gibi başrolde olacak bu oyunda... Ne bir fazla, ne bir eksik... O da beni, benim onu istediğim kadar isteyecek... Ama sonra bunun gerçek olmadığını hissediyorum... Düşünüyorum değil, inanıyorum da değil, hissediyorum.... Anlattığım bana bile bir oyun hissi veriyor....
B: Seks deyince?
B: Çok güzel, enfes bir duygu... Sonrasını düşünmediğim tek mutluluk anı... Yalan ya da gerçek, birbirine tamamen aitsin o an... En sevdiğim aitlik duygusu bu, kısa süreli... Düşünürken bile, içim kıpır kıpır oluyor...
B: Seks hakkında düşünürken kendini spesifik olarak bereber gördüğün biri var mı?
B: Hayır. Seks deyince kendimi ve tanımsız sülietleri görüyorum ben, insanların yüzünü değil...
B: Seksi tanımla desem?
B: Tanımlama yapamam...
B: Peki anlat...
B: Teninin sevdiği, kimyanın tuttuğu birisiyle sevişmek; kuralsız, heyecanlı, sıcacık, ateş gibi birşey... Hem çok insani hem de hayvani bir duygu... Çakır keyif yapar beni... Sevişirken savunmasız olurum, teslim olurum ben... Onu da teslim alırım...
B: Kuralsız derken? Mesala evli birisiyle beraber olur musun?
B: Olmak istemem kesinlikle... Birinin artığını yeme hissi verir bana... Başkasının bardağından içmek gibi... Susarsam dolaptan temiz bardak almak mesala kurallarımdan bir tanesi... Benim demek istediğim, kurallar yatak dışındayken uygulanır... Yani evli biriyle yatmak istemiyorsan eğer, o zaman gereksiz boyutta samimi olup, riskli ortamlar yaratmamayı kural edineceksin... Artık yatağa girmişken, sona bir adım kalmışken daha kimin ne kuralı kalır, kim ne kuralına uyar..!!
B: Evli olduğun zaman anlattığın gibi seks yapılmaz mı?
B: Bilmem, yapılır mı?... Yapılmaz diyemem, ama sanki bu kadar tatlı gelmez.... Aslında aynı şey olsa da aynı gelmez... Çünkü evlen diye atılan o çığlıklar, sonrasında seni evli insan gibi davranmak zorunda olduğun kalıplara sokup, sağır ediyor... Ait olmak o kadar heyecanlı gelmiyordur.... Ama onda da tanımsız bir güven duygusuna sahiptir insan herhalde, herşeyini bilirsin, tanırsın karşındakini.... Daha az endişe duyarsın, belki bunun da zevki başkadır...
B: Sence seks edilgen birşey mi, etken mi?
B: Seks karşılıklı olarak almak bence... Daha farklısını çok hissetmedim, hissettiğimde de bırakırım anında... Su içerek nasıl oruç tutulmuyorsa, sen almadan, o da alamaz... Karşılıklı alınacak...
B: Neden bu konuyu dini bir kavramla açıkladın?
B: Bilerek değil, bilmem... Sevişmek ibadet gibi geliyordur belki de bana???
B: Peki.... Bugünlük bu kadar,
Yazarın dip notu: EvlenMeMeye karar verdi... Kutlama için, bir gün seçildi... Davetiyeler basıldı, herkese dağıtıldı... Kutlanırken ortaya bu laflar atıldı.... DevaMı var....
the y.a.s.e.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder