Birisiyle, birşeyle tamamen olayı sözlere dökerek ilişkini kesmenin en güzel hatta belki de tek güzel yanı bu işte. Tekrar ihtimallere dönmen... Hayal dünyanı tekrardan kurman.. İstediğin kadar genişletmen.. İstediğin hikayeyi yazıp, istediğin kadar sansürsüz olabilmen.. Birşeyden vazgeçmenin en iştah açıcı yanı da bu.. Nedense bir şeyi elde etmişken hayal yeteneği duruluyor insanın.. Ama ne zamanki kalbin aitlik duygusundan sıyrılıp özgür kalıyor, işte o zaman fantazilerin efendisi sensin.. Her türlü fantazi.. En masumunu açıklayacak olursam eğer; alıp başını istediğin yere gitmek mesala.. Hangimiz hayatımızda biri varken herşeyi yüzüstü bırakıp gitmenin, sonsuz derecede özgür olabilmenin kurgusunu görebiliyoruz aklımızda? Yani sadece hayalin sonuna kadar bile olsa, kalbinizde birisi varken çekip gittiğiniz ve mutlu olduğunuzu gördüğünüz bir fotoğraf kurabiliyor musunuz kafanızda? Kuran sanılsama perestler vardır tabii.. Ama tebessümle değil.. Suçluluk ve sıkıntıyla.. Daha sonu gelmeden "pause" ederek.. O, daha da sıkıcı! Gerçek hayattan bile gerçek! İşte ondan bahsetmiyorum..
Gerçekten istediğin birşeyin sana akmasından başka hiçbir seçeneği yoktur aslında.. Ama emin olmak lazım.. Birgün isteyip, ertesi gün vazgeçtiklerimizden söz etmiyorum.. İnsanın bir istedikleri var, bir de istediğini sandıkları.. Real hayatın içine karışan sanılsamalar, hayal dünyasının sonunu getirir.. Benim dünyamda onların ait olduğu yer kurgu dünyasıdır.. Real hayatımın baş düşmanı fakat hayel dünyamın baş kahramanıdır sanılsamalar.. Çünkü farkettimki; gerçek hayatın içinde "sandığım" herşeyden koşarak uzaklaşıyorum ben er ya da geç.. Sanılsamalar, fani bedenimde huzursuz ediyor beni.. Soluksuz bırakıyor.. Fantazi dünyamın oksijeni onlar sanırsam.. Sadece sürreal hayatıma can veriyorlar.. Orda istediğimi sanabilirim çünkü.. Sonra istemezsem başka birşey sanarım. Yinede istemezsem.. O zaman eski sanılsamalarımı sanarım..
Ne demişler; "Tekere yapışan sakız bile arada bir de olsa gün ışığına kavuşur." Kavuştuğunu görebildin mi aklının içinde? Sadece sanman lazım.. Doğru dünyada.. Doğru sakızı, doğru tekere yapışmışken.. Teker, doğru sayıda dönerken.. Neye göre doğru? Doğru olduğunu sandığına göre..
Ben görebiliyorum..
the y.a.s.e.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder