("Şanş"; Dilek Önder'den alıntı bir kelimedir, bilen güler zaten... bilmeyen de okusun, gülsün:)))
Salondan....
....Yine bir pazartesi.. Spor salonu tıklım tıkış... Ganj kimin..:)) (biliyorsun; tüm haftasonu ye, tek pazarteside yak promosyonu var.. Bahar gelince başlıyan hani...:)))))
Ağırlık antremanı yapıyorum hızlı hızlı, hiç oyalanmadan...Kimselere takılmadan.. Birtane adam yaklaşıyor yanıma.. 50li yaşlarda...
"Pardon, birşey soracam.."
(En deli olduğum şey, antreman yaparken birisinin birşey sorasının gelmesi... Göz teması kur-mama, hiç kimseyle konuş-mama rekoru kırdım salonda ama buna rağmen bana bile kitlenen kitleler var:))
Kapatıyorum aypodu; "Dinliyorum, sorun.."
"Siz sabahları da sahile geliyorsunuz, di mi?"
"Hı hı." (en kestirme cevaplar, en kısa muhabbet için, ama nafile...)
"Paten kayıyorsunuz, görüyorum ben sizi.. Bravo vallahi... Sabah paten akşam salon."
"Hı hı."
"Dans eder gibi kayıyorsunuz, çok zarif.. izlemeye doyamıyorum.."
(içimden; Ulan asılıyor mu bu heriff bana, yoksa ben mi fesatlık ediyorum? Düpedüz izliyorum seni diyor.. Allah bilir izliyorum derken ne kastettiğini! .. Gerçi pekte zararlı görünmüyor ama.. Bilemedim ki.. Sert yapim mi yapmayim mi?)
"Hı hı.." (yerli yersiz "hı hı" demekte tehlikli esasen..)
"Ağırlıkta çalışıyorsunuz valla tam sporcusunuz.. Yok belli zaten... (Belli zaten derken birde benim gözüme baka baka, baştan aşağı tekrar birkez daha süzüp; onaylıyor beğenisini tabii, dana! sonra devam ediyor lafına...)
"Vallahi "madonna" gibisiniz maşalllah...Nazarım değmesin.."
(tüm soğuk tavırlarım, karizmam, sert yapim mi acaba sorgulamam o saniye bitti... :)) Patladım gülmekten çünkü.. Resmen infiale uğradım... Dambıl elimden düştü... Ben bu kadar gülünce adam bozuldu, gitti.... Allah selamet versin gerçi.. Niye bozuldu onu bilemedim... "Git kardeşim başımdan" desen; gitmez haa, yapışır sakız gibi... Antreman gülmekten yalan oldu o ayrı... Ama hem güldüm, hem yorulmadan adamın ipini çekmiş oldum....hehhehe:)))) Salonda bir bu isim kalmıştı bana takmadıkları.. O da oldu; Madonna:)))
Madem ben Madonnayım, peki sen kimsin? Tüyman:))) Hadi de ki; sen Madonna'yı aldın... Ben seni napicam? Hiç mi insafın yok be Allahsız adam..:)) Töbe töbe.. Adamı zorla havaya sokuyorlar..:)))
Poliklinikten...
Pazartesi karmaşası... Randevular üst üste... Erkek-kadın bir dolu insan görüyorum.. İnsanlar kilo konusunda nasıl bu kadar mantıksız? Hergün onlarcasıyla uğraştığım halde alışamadım... Hele üst sınıf! Okumuş, yazmışlar.. Haftalık mizah dergisi çıkarttıracaklar bana az kaldı... Sordukları, inandıkları, beklentileri.. Hepsi mi Alis kıvamında olur... Koskoca holdingleri, bütçeleri yönetir, iradesini yönetemez.. Yönetememesini anladım, tamam. Ondan yardım almaya geliyor zaten.. Ama idrak. İdrağına noldu? O neden hep kapalı? Gerçeği algılamama formatında. Borsayı anlıyor, takip ediyor da... Ne yemiyeceğini ya da ne yapacağını anlamıyor, ağzını takip edemiyor... Para verince göbek bırt diye gidecek sanıyor hala.. Ya da benimle bir defa görüşünce 10 kilo birden eriyecek.. Ancak buz erir senin o göbeğe biçtiğin sürede güzel kardeşim:))) Nasıl olacak o? Hoca mıyım ben? Senin vücudunun ortasındaki çıkıntı da en haşmetlisinden bir göbek değil.. Toz konmuş sanki oraya... Bir üfliyeceğim, puf uçacak.. Alla alla:))) Sen hiç mi birşey yapmayacaksın.. "Aynı hızla yemeye devam et, çatlayıncaya kadar hatta ve sakın ama sakın ne olursa olsun yerinden kıpırdama. Reçete budur!" Bunu söylettirmeye çalışanlar var bana yaa.. Bak vallahi abartmıyorum...! Birisinin acil sabır hapını bulması lazım! Ben sana söylüyorum işte...Amaaa eğer bi çıksın...Tek tek kendi elimle yutturacağım cemil cümlesine... Ya da muska yazmayı öğreneceğim artık.. Belki tutar...:)) Mektebe gidince olmuyor bu iş... Bir mutlu olmak için, bir de zayıf olmak için herkes mucizenin peşinde... :)) Sen istediğin kadar oku, bazen olmuyor işte...:)))
Hayattan..
....Erkeklerin en sevdiği şeylerdendir... Kızlarla arkadaş olmak.. Öyle normal arkadaşlıktan bahsetmiyorum ama.. Hemen atlama "bal gibi olur!" diye...Benim dediğim; "yakın arkadaşlık":)))... "Saldıray usulü dostluk".. Arkadaş olsunlar ama aynı zamanda da çılgınca sevişsinler.:))) Sorumluluk, sadakat derdi yok....Kız fena değilse hele tadından yenmez.. Hem hala özgürsün, bekarsın hemde abaza değilsin... Kızın senin hayatındaki adı ise; "arkadaşım..." Tek çırpıda söyleniyor.. Bak bir söyle!.. Hastayım yaa hikayeye... :))) Komiiiiiiik!! Yüzünü ekşitme! Her kızın başına gelir.. Dinleee..!! Gelir gelir amaaa... Akıllıysan sadece birkez gelir.. Abartma sende! Zaten ondan sonra da erkeklerle arkadaş olunmayacağını bilir.. Aslında kabul eder... :))) Özellikle de güzelse..hehehe:))))))
Şaka mısın? Sen de... Sen de... Hem adama, hem kadına söylüyorum... Hiç arkadaş arkadaşı şaapar mı afedersin? Sen Aslı.. Burcuyu görünce de kalbin ağzına geliyor mu? Ya da Burcuyla buluşmadan önce de iç çamaşırı alışverişine gidiyor musun? Eee arkadaşsınız yaa... Mesala Oğuz, Ahmetle de arkadaş... Ahmet'e de dokunmaya bu kadar hevesli mi? Hayır sen dedin ya, samimiyetten yapıyor diye.. Ee Ahmetle de samimiler.. Ben ondan söylüyorum... :))) Allah aşkına yanlış anlama...:)) Dalga geçmiyorum bi dur ama yaa... Merak ediyorum, eleştirmiyorum... hehehee:)))
Yaa, bırak! İki tarafta inkar eder durur.. Adamın işine geldiği için, kız da adamı korkutup kaçırmamaya çalışıtığı için..:))) Korkak erkek mi olur be! Beni yeme bari! Ben sana söyleyim cesurca; o işten bir cacık olmaz..Aç gözünü salak Aslı, vazgeç!..
En sonunda vazgeçecek... Üzülmeee..! Tabii ki başka arkadaş bulacak Oğuz...:))))))) Eee hani senle de sadece arkadaştı, neden hırslanıyorsun şimdi? hehhee:)) Sen söyle: Züleyha, Saldıray'a "Abi" dediği halde arkadaş olabildiler mi? Saldıray hep kırlarda sevişecekleri günü beklemedi mi?:)) Ee olamadı işte.. Hazır yapılmışı var.. Deneme yapma, arkadaşım:))) Oğuzla sen olmazsınız, kabul et! hehehe:))) Birşey daha; Oğuz kimseyle olamaz, olurmuş gibi yapar.. Seninle de arkadaşmış gibi yapmıştı ya..Ama aslında seni şey yapmıştı.. Neyseee.. Öyle işte:)) Zaten Oğuzdan bi b..k olmaz.. Rahatla!:)))) Her koşulda sen kazandın.. Tamam..:))))
son dakka ilavesi: Bugün Hillside'da saçma ötesi cardio party yapılırken karanlığı fırsat bilip, ağırlık antremanımın yazılı olduğu kartı çalan, ben kartı göremeyince onlara sormak yerine antremana devam ettiğim için ise arkadaşına bağra bağra hakkımda; "Dilsiz oolum bu kız, kesin bi problemi var bunun!" diyen salak! Ne diyim ben sana? Problemli tek şey senin beynin.. Dilsiz olabileceğim bile aklına geliyor da, seni görmemezlikten geldiğim hiç aklına gelmiyor... Mal! Benim problemim mal sevmemek, ne yazık ki... Adımı soracak cesaretin yok ama, kartımı çalıp ismime bakacak cesaretin var değil mi? Dana!
Işıklar açılıpta, kartı bulunca yine çok güldük ama... İnkar edemem.. :))))
yazarın notu: isteyen üstüne alınsın... çokta fifi....
yazarın notu2: yazarı bahar mı çarpmış? kim çarpmışş?? :))))
the y.a.s.e.
:))hava kapali ama yuzum aydinlandi okuduktan sonra..parmaklarina saglik!!
YanıtlaSilimza:karsi komsun Arda :)