13 Ocak 2010 Çarşamba

aşk geni

Aşk geni... Acaba genetik olabilir mi bu aşk-meşk durumları? Herşey genetik ya hani o bakımdan...

Liseden arkadaştılar. Kız lisesinden. Hakikaten iyi arkadaşlar halen... Birçok anıları var beraber... Adam, kız lisesinin yoklamadan sorumlu olmayan erkek üyelerindenmiş:)) Pek sık uğrarmış ziyaret amaçlı. Kız, çok beğenirmiş adamı. Ama adam pek bakmazmış ona. Hani kız kardeşinin arkadaşı ya, delikanlılığa sığmaz diye... Çünkü çok otantik, çok güzel bir kadındı... Farkedilmemesi zor olanlardan... Çocuk aklınla bile anlardın güzelliğinin değişik olduğunu...  Kadın, üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiler... Daha fazla karşı koyamadı yani adam... Bir yıl sonra kadın 25, adam 28 yaşındayken ilk bebekleri oldu. Sonra da ikincisi geldi... Biri 4, diğeri 2 yaşında iki tane fırlama bebesi varken sadece 28 yaşındaydı genç kadın... Hala duru, hala sade... Daha da güzel, daha da alımlı, gözleri hala kocaman ve ışıl ışılken... Çalışmaya ara vermişti bir süreliğine, evdeki bebeleri büyütmek için...

Yağmur, kıyamet bir kış günüydü... Bir haftasonu sürpriz yapıp eve gitti minik kız... İkisi de aşıktı o sıra..  İki kadın, yağmuru seyrederek şarap keyfi yaptılar tüm öğleden sonra. İkisi de sigarayı bırakmamıştı henüz... Sigaralarını tellendirirken, şarap kaçtı biraz... Aşktan, erkeklerden konuşmaya başladılar hemen iki çakır keyif östrojen...
"Onu" çok özlediğini söyledi genç olan. Daha geleli bir gün olmasına ve evi çok özlemiş olmasına rağmen, bir yanının buruk olduğundan bahsetti... Neyse işte,  konuşurlarken söylemişti diğer kadın; "O işe gittiğinde, akşam eve dönünceye kadar bile özlerdim onu" diye.. "Hala eve gelmesini bekliyorum ama canım acımadan" diye gülümseyerek ekledi... "Aşk şarap gibidir" dedi."Bazı şaraplar ucuzdur, bazıları pahalı. Ağzında nasıl bir tat bırakmasını istiyorsan ona göre seçersin. Pahalı bile olsa, her zaman iyi olanını seç. Eğer kaliteli olanını alır, hakettiği karanlıkta saklar ve zamanı geldiğinde açarsan, tadı senin beklediğinden bile daha güzel çıkar. Bu kurallara gereken özeni göstermezsen de; şarapların en pahalısı bile olsa aldığın, tadı yüzünü ekşitir. Bu benden sana, senden daha yaşlı ve daha uzun zamandır aşık bir kadının tavsiyesi olsun" dedi, yine gülerek. 

Şarap seçmeyi de, saklamayı da öğrenmek zordu...  Bu iki kadının sohbeti, o günden beri ilk kez geçenlerde düştü, daha genç olanın aklına. Şaraplarla aşklar arasındaki bezerlikleri yeni görmeye başladı... Herhalde bazen şaraplar erken açılıyor.. Belki de yanlış şaraplar alınıyordur.. Ya da acaba gerçekte ucuz olan şarapları pahalıya alıp kazıklanıyorlar mı? Sıkça kazıklanır tecrübesizler, zamanlıca hayır demeyi ve doğru soruları sormayı bilmediklerinden...

Şimdi başa alırsak; "Acaba aşık olmak hakikaten genetik olabilir mi?" Genetik olduğunu varsayarsak; anne ve babadan mantıksız oranlarla yanlış sentezlenmiş bir aşk genine sahip olunması da muhtemel... Dolayısıyla da; dert açar bu gen insanın başına devamlı... Anne ve babasının aşk genlerinden doğru karışımı tutturamayanlar napacak o zaman? Apaçık ortada!  Sürekli şarap mı tadacaklar? Sürekli şarap mı ariyacaklar? Kazıklanmamaya mı çalışacaklar?  Yoksa kazıklamaya mı başlıyacaklar? Belki genetiklerini bozacaklar...
Bu genetik olayı aşkı bozar! Olmaz olsun.. Tehlikeli üretimler, ideal mamülleri yakar! 

yazaRın notu: O, hala aşık ve çok güzel...
yazaRın 2. notu: İkisi de sigarayı bıraktılar.

the y.a.s.e.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder