11 Aralık 2010 Cumartesi

OKU!

Cumartesi akşamı... Sevgilimle evde huzurla oturuyoruz... Sakin, mutlu ve keyifliyim... Şakalaşırken sesi kısık televizyonda Pakize Suda'yı görüyorum... Dikkatimi çekiyor,  televizyonun sesini açıyorum hemen... Bir çok şehrin, bir çok farklı yerinde soruyor Pakize Suda; "wikileaks nedir?"

İstanbul Taksim Meydanı... Dedeler, ev hanımı olduğunu düşündüğüm kadınlar, çok modern görünen genç adamlar, kadınlar... Öğrenci olduğunu söyleyenler... Kimse bilmiyor wikileaks nedir. Daha da acısı; "hayatımda duymadım" diyorlar. Tatmin etmez, bir manaya gelmez kendince bir açıklama yapanlara yapıştırıyor hemen soruyu; " Peki sizce iddalar doğru mu?" Klasik Türk cevabı; ya "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz!" ya da "Ben inanmıyorum!".

Edirne'de soruyor ikinci kısımda... İlk önce üniversite kampüsünde alıyor soluğu. Kimsenin haberi yok. Dersleri çok ağırmış, takip edemiyorlarmış. "Okuyorsunuz ama dünyadan bir habersiniz yani?" diyor Pakize Hanım. Cevaplar hep aynı; "okuyoruz ama biz, vaktimiz yok!" Ama sor en az beş tane diziyi takip ediyordur, sahne sahne en ufak bir detayı bile atlamadan anlatabilir. Ne güzel! Aman okul okuyun ha! Acaba böyle duyarsız, dünyadan bir haber, kağıtta diplomalı okuyanlar mı daha zararlı bu ülke için yoksa hiç okumayan boş kafalılar mı? Hakaret yok! Okuyan, okumayan, genç, yaşlı, zengin, fakir, kadın, erkek, kafasının içini doldurmayan herkes boş kafalıdır. Nasıl doldurmadan önce bardak boştur, işte tam öyle!

Her zaman olduğu gibi en acısı insanların bunlarla ilgilenmediklerini hiç rahatsız olmadan açıkça söylemeleri.. Bakıyorum mesala emekli grubu adamlar, kadınlar. Bütün gün ne yapar bu insanlar? Nasıl bir gazete alıpta 2-3 cümle olsun okumazlar? Ya da gençler mesela.. Bütün gün, 7/24 hepsi nette. İnsan ayıbına bunalıp, google edipte; "Bu nedir? İn midir? Cin midir?" demez mi? İnsanın televizyonda da mı kulağına çalınmaz? Sağdan soldanda mı duymaz. Nerde, nasıl yaşar bu insanlar? Gözlerini bağlayıp, kulaklarını mı tıkarlar ki acep?

Programın benim izlediğim kısmında nerdeyse 40-50 kişiye sordu aynı soruyu. Bilen bir elin parmaklarını geçmez. Anlatabilen ise; sıfır! İstanbul ve Edirne'de durum buyken; düşünün Urfa'yı, Elazığı'ı, Hakkari'yi, Van'ı. Sonra hepimiz seferber olalım. Babaları göndermiyor, biz okutalım bu kızları diye! Niye? Çok matah bir kimse olan babası ve kendisinden daha kıymetli anası kesin kez üresinler. Çoğalsınlar. Bakamasınlar. Ama olsun biz bakalım! Ee tesadüf değil baş bakanımız her evden en az 3 bebe çıksın istiyor. Plan malum! Akllılar daha düşünürken, deliler takım kurdu! Ne güzel, ne demokratik! Türklere ilerlemek için verilecek tek bir tavsiye vardır. Okuyun! Bilgilenin! Bilgi sahibi olun ki fikir sahibi olun! Ve üremeyin! Üreme vizesi lazım bu ülkeye! Bu kadar kıymetli buluyorum halkımı!

Sonuç; Türk Halkı okumuyor. Bilmiyor. Gerek duymuyor. Okuduğunu anlamıyor. Merak etmiyor. Koyun gibi. Sinir bozucu derecede tembel ve cahil. Bu insanlarınki de bir oy sayılıyor, benimki de...
Toprağı bol olsun. Aziz Nesin Türk Halkının %60'ı aptal dedi diye yargınlanmıştı. Birkez daha görmüş oluyoruz. Türkiye'de sesi çıkanlar, fikri olanlar hep, daima sindirilecek! Ondan zaten yumurta atan öğrenci terorist. Çünkü çoğunluğu eblek halka dahil değilsen teroristsin! Tehlikelisin! Ondan Türkiye'den bir halt olmuyor işte. Olmayacak. Her geçen gün biraz daha umutsuz, gözlerim dolu dolu, utanç içinde, hırsımdan tansiyonum çıkacak kadar sık hatırlamak zorunda kalıyorum bunu. Türkiye'den hiç bir şey olmayacak! Olmayacak! Olmayacak! Çünkü düşünmek yasak burda. Eğer düşünebiliyorsan da yaşamak yasak! Bunca aptalın ortasında!

Cumartesi akşamı.... Keyfim kaçtı... Sinir oldum... Hırs doldum...

yazarın notu:
Wikileaks; açılımı: wiki; what i know is... leak; sızıntı, kaçak...
Tanımı: kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslarararası organizasyondur.(Kelimeyi yazıp, enter'a basınca çıkan tanımdır. Yani öğrenmesi oldukça kolay!)


the y.a.s.e.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder